FARKLI DERSLERDE ÇALIŞMA ve SORU ÇÖZME YÖNTEMİ


Türkçe

Bir konuyu iyi kavramak için öncelikle kişinin dile hâkim olması, duygu ve düşüncelerini etkili bir biçimde dille ifade etmesi gerekir. Çalıştığı konu fizik, kimya, matematik …. derslerinden herhangi biriyle ilgili olsa bile, o dersle ilgili konuyu kavramak, soruları algılayıp çözebilmek iyi bir dilbilgisi eğitimine bağlıdır. Sonuç olarak Türkçeyi, dilbilgisini iyi bilmek, diğer derslerde de daha iyi sonuç almak demektir.


Türkçe dersinde başarılı olmak, dilbilgisi ve anlam sorularını iyi çözmek, verilen paragrafı doğru yorumlamak için şunlar yapılmalıdır:


“Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunamaz.” düşüncesinden hareketle öncelikle Türkçe dersinde öğrenilmesi gerekli olan terimleri, kavramları iyice bellemek ve birbirine karıştırmamak gerekir. Sıfatın, önad; edatın, ilgeç; zarfın, belirteç ….. olduğunu bilmeyen ve bellemeyen bir öğrenci her şeyi birbirine karıştırır.


Terim ve kavram terminolojisi oluştuktan sonra, sıra duygu ve düşünce çerçevesini genişletmeye gelir. Unutulmamalıdır ki, duygu dünyasını şiir; düşünce dünyasını düzyazı türleri (roman, öykü, deneme…) besler.


Duygu ve düşünce dünyasını şekillendirmek için, düzenli bir okuma alışkanlığı edinilmelidir. İlk başlarda sıkıcı gelebilecek olan bu okuma egzersizlerinin zamanla yaşamın bir parçası olduğu görülecektir.


Gazete ve dergi okuyan bir kişi makaleyi, denemeyi, eleştiriyi …. ders olarak görmekten vazgeçecektir.


Klasikleri okuyan bir öğrenci Victor Hugo’yu, Anton Çehov’u, Dostoyevski’yi ve bunların eserlerini, temsil ettikleri edebi akımları, bu akımların özelliklerini kendiliğinden kavrayacak, bunlarla ilgili derslerde yorum ve söz sahibi olacaktır.


Türk ve Dünya şiirini okuyan bir kişi Orhan Veli’yi, Nazım Hikmet’i, Baudelaire’yi, Pablo Neruda’yı kendiliğinden kavrayacak ve sevecektir. Aslında, günlük hayatın bir parçası olan okuma alışkanlığı kazanılamadığı için öğrenciler her şeyi ders kitaplarından bekliyor; genel kültürün bir parçası olan bu çalışmalar ders olarak görülmekten çıkarsa, bunun verdiği sıkıcılıktan da kurtulmuş olacaklardır.


İnsanlar kullandıkları dili, doğdukları günden itibaren ailenin, çevrenin etkisiyle kendiliğinden öğrenirler. Yalnızca öğrenilen sözcüklerin sıfat mı, zarf mı, özne mi, yüklem mi olduğunu bilmezler. İşte okul, bilinen bu dili ya da dersi gramer kurallarına göre kavramayı sağlar. Başka bir deyişle öğrencilerin bir kısmının korktuğu dilbilgisi, aslında küçüklüğünden beri bildiği ama yalnızca gramer kurallarını bilmediği Türkçedir.


Köroğlu okuyan bir öğrenci epik şiiri; Karacaoğlan okuyan bir kişi, lirik şiiri; Kemalettin Kamu okuyan bir kişi pastoral şiiri kendiliğinden kavrar.


Nurullah Ataç okuyan bir kişi, kompozisyon kurallarını kendiliğinden öğrenecek, Türkçenin dil bilincine kendiliğinden varacaktır. Ömer Asım Aksoy okuyan bir öğrenci, anlatım bozukluğunu kendiliğinden kavrayacak, dil ve anlam hatası yapmamaya özen gösterecektir.


Türkçe soruları çözerken;


Öncelikle çok fazla yoğunlaşma gerektirmeyen “sözcükte anlam” ve “cümlede anlam” sorularının çözümüyle başlanmalıdır.


Dilbilgisi ve anlatım bozukluğu soruları; ses, yazım, noktalama soruları dikkat gerektirdiğinden sözcük ve cümle sorularından sonra çözülmelidir.


Paragraf soruları, zihinsel açıdan yoğunlaşmayı gerektirdiğinden sona bırakılmalıdır. Böylece sınava yeni başlamanın vermiş olduğu heyecan nedeniyle yanlış algılama ya da süre kaybetme olasılığı azalır.


Ses, yazım ve noktalama sorularını kelime kelime, dikkatle okunmalı; seslerde oluşan değişimler iyi takip edilmelidir.


Anlatım bozukluğu sorularının çok zor olmadığı; “gereksiz sözcük kullanımı”na dayalı soruların daha çok sorulabileceğini göz önünde bulundurmalıdır.


Altı çizili kavramlar dikkatle okunmalıdır. Değinilmemiştir, verilmemiştir, söylenemez, .... gibi olumsuz kavramlara dikkat edilmelidir.


Ana düşünce sorularında, giriş ve sonuç cümlesi iyi okunmalıdır.


Paragraf sorularında, önce soru sonra paragraf okunmalıdır.


"Akışı bozan cümle hangisidir?" soru tipinde, her cümlenin anahtar kelimesi belirlenip altı çizilmelidir.


Soruları çözerken kalemin ucuyla cümle cümle takip etmemeli, cümleleri karalayıp çizmemeli; gözle okumaya özen göstermelidir.


Paragraf soruları tahlil sorularıdır, çözümlemelidir. Bu yüzden paragrafın dışına çıkmamalı, öğrenci kafasındaki yorumu paragrafa dâhil etmemelidir. Sorunun yanıtı, paragrafın kendi metni içinde aranmalıdır.


Matematik

Matematik dersi, öğrenciler tarafından zor ders olarak görülüyor. Oysa bu ders ezberlenmek yerine anlamaya, yorumlamaya ve düşünmeye dayalı biçimde çalışılırsa, matematik dersinin zor olmadığı görülür. Doğru düşünen için matematik çok kolaydır ve keyif alınan derstir. İlk bakışta zor gibi görülen bazı problemler, uygun bir yaklaşım ile kolayca çözülebilir.


Sınava hazırlık sürecinde, öğrencilerin çok soru çözüp çözüm hızını artırmaları gerekir. Bu şekilde bilgilerini de canlı tutacaklardır. Matematik sorularını çözerken dikkatli olmalı, varsa şekil doğru olarak algılanmalıdır.


Sonra da verilenistenen türünden yazabilecekleri kadar bilgileri şekil üzerine aktarmaları gerekir. Bu şekilde problem daha iyi anlaşılır ve çözüm alternatifini yakalamayı sağlar.


Sorularda en çok, en az, değildir, yanlıştır gibi altı çizilen sözcüklerin soruya yüklediği anlam gözden kaçırılmamalıdır.


Sorular çözülürken, süre tutulmalı ve dikkatli çözülmelidir. İşlem hatası yapmamak için işlem önceliğine dikkat edilmelidir. Öğrenciler, doğru yanıtı işaretlerken hata yapmamalı, ayrıca sınav öncesi çalışırken kendilerini değerlendirip düzeltmeleri gereken konuların üzerine eğilmelidirler. Bu ayrıntılara dikkat edildiğinde başarı kendiliğinden gelecektir.


Geometri


Öğrencilerin geometri dersini zor bulmalarının nedeni, tanım ve kavram üzerinde fazla çalışma yapmamaları, ezbere yönelmeleridir. Oysa geometri doğru düşünmektir. Eğer geometri dersinin konuları, anlamaya, yorumlamaya ve düşünmeye dayanılarak öğrenmeye çalışılırsa, geometri dersinin zor olmadığı görülür. Açıkçası doğru düşünen için geometri çok kolaydır, çalışırken en keyif alınan derstir.


İlk bakışta çözümü zor gibi görünen bazı geometri soruları, uygun bir yaklaşımla kolayca çözülebilir. Geometri soruları; bilgiyi kullanma, bilgiyi yorumlama, verilenlerle sorulanlar arasındaki ilişkiyi görme gibi özellikleri içerir. Geometri sorularının zorluk derecesi, bu özelliklerden kaynaklanır.


Geometri sorularını önce çok dikkatli ve eksiksiz okuyup anlamaya çalışmalıdır.


Hem verilen, hem istenen türünden yazılabilecek bilgileri şekil üzerine aktarmalı, verilen bilgileri nasıl kullanabilirim şeklinde düşünmeli, işlemleri hatasız yapmalı, doğru yanıtı işaretlerken yanlışlık yapmamalıdır.


Sınavda verilen süre doğru ve verimli kullanılmalı, sorularda en çok, en az gibi altı çizilen sözcüklerin soruya yüklediği anlam gözden kaçırılmamalıdırlar.


Çözmede zorlanılan sorularda zaman kaybetmeden bir başka soruya geçmelidir. Belki de başka soruyu çözerken, bu sorunun çözümü bulunacaktır.


Fen Bilgisi

Önce çok dikkatli ve eksiksiz okuyarak soruyu anlamaya çalışmalıdır.


Verilen niceliklerin arasındaki ilişkiyi, varsa sorudaki grafik ve şekilleri dikkatle incelemelidir.


Nedensonuç ilişkisini doğru biçimde yorumlamalıdır.


İşlemli sorularda, işlem hatası yapmamaya çalışmalıdır.


Çözmede zorlanılan soru üzerinde fazla zaman kaybetmeden bir başka soruya geçilmelidir. Boş bırakılan soruları düşünmemeye çalışmalıdır.


Verilen süreyi doğru ve verimli kullanmalıdır. Zaman kalırsa boş bırakılan sorulara tekrar dönmelidir.


Sıralama sorularında niceliklerin büyükten küçüğe mi, küçükten büyüğe mi olduğuna dikkat etmelidir.


Öncül önermeli sorularda “ve”, “veya”, “ya da” gibi sözcüklerin yüklediği anlamı doğru belirleyerek doğru seçenek işaretlenmelidir.


".... kesinlikle doğrudur?"


".... hangisi yanlıştır?"


".... hangisi kesinlikle yanlıştır?"


şeklindeki sorularda dikkatli olunmalı ve altı çizili soruların soruya yüklediği anlam gözden kaçırılmamalıdır.


Fizik


Konularda kullanılan formül, yasa veya denklemler ezberlenmemeli, öğrenilmelidir.


Grafik bilgisine sahip olmak gerekir. Gerekiyorsa, verilenleri doğru bir biçimde gösteren uygun diyagram ve koordinat eksenleri çizilmelidir.


Günlük olaylarla fizikte öğrenilen bilgiler arasında bağ kurulmalıdır.


Problemde neyin sorulduğu incelenirken, ilgili olan temel fizik prensibi belirlenmeli, bilinenler ve bilinmeyenler yazılmalıdır. Bilinmeyeni bulurken, temel bağıntıları seçmelidir.


Konularla ilgili bol soru çözülmeli, çözümler kâğıt üzerinde yapılmalıdır.


Örnekler dikkatle dinlenerek not edilmelidir.


Deney sorularındaki düzenekleri zihinde canlandırmak, soruyu doğru çözmeyi kolaylaştırır.


Fiziksel modeller olmadığı zamanlarda hayal gücü kullanılmalı, öğrenci kendi modelini geliştirmelidir.


Fizik dersi ile ilgili sorular, çoğunlukla gözleme dayalı sorulardır. Bu nedenle öğrenciler sınavda, sorularla ilgili gözlemlerini hatırlayarak soruları kolaylıkla doğru yanıtlayabilir.


Kimya


Fizik dersinde öğrenilen bilgiler, kimya alanında da kullanılmalıdır. Örneğin madde, basınç, ısı ve gaz gibi konularda pozitif transfer gerçekleştirilmelidir. Bu, bilgilerin hem daha kısa sürede öğrenilmesini hem de kalıcı olmasını sağlayacaktır.


Deney sorularında, verilen ve istenilenlerin belirlenmesi, deneyde verilen bilgiye ulaşılması, doğru yorumlanması açısından önemlidir.


Temel kavramların çok iyi öğrenilmesi gerekir. Özellikle mol kavramı konusunun çok iyi kavranması gerekir.


Konular arasındaki bağlantılar iyi kurulmalı, ezberlemeden kaçınılmalı, anlayarak öğrenilmelidir.


Denklem yazılması gereken sorularda denklemin doğru yazılıp doğru denkleştirilmesine dikkat edilmelidir.


Biyoloji


Konunun iyi anlaşılması, özellikle de günlük yaşamla, çevreyle bağlantı kurulması gereklidir.


Biyoloji dersi, konuları gereği herkesin bir ölçüde bilmesi gereken bilgileri içermektedir. Örneğin, beslenme, hastalıklardan korunma, çevreyi koruma gibi. Bu nedenle ezber bilgi olarak değil, genel kültür bilgileri gibi düşünülmelidir. Biyoloji konularına bu yaklaşım, öğrenilen bilgilerin daha kalıcı olmasını sağlar.


Biyoloji sorusu çözülürken, sorunun dikkatli okunması ve ne istenildiğinin bilinmesi önemlidir. Bir sorunun yanıtını verebilmek için, diğer konularla bağlantı kurulması gerekebilir.


Sosyal Bilgiler


Sorularda daha çok verilen bilgiler yorumlanarak sonuca gidilmelidir. Özellikle grafik ya da tablolu sorularda, sorunun yanıtının grafik ya da tabloda saklı olduğu unutulmamalıdır.


Sorunun yönlendirme cümlesi dikkatli okunmalı ve altı çizili (“en az”, “en çok”, “daha fazla” gibi) sözcüklere dikkat edilmelidir.


Kavramlar arasındaki ilişkinin sorunun çözümünde anahtar oluşturacağı unutulmamalıdır. Örneğin, iklim – bitki örtüsü, ekonomik faaliyetler doğal koşullar arasındaki ilişki gibi…


Haritalı sorularda, taranan ya da numaralandırılan alanların doğal ve beşeri koşulları göz önünde bulundurulmalıdır. Coğrafya sorularının yaşadığımız ve gözlemlediğimiz olay ve olgulara dayandığı unutulmamalıdır.


Tarih


Tarih, ezberleme değil, anlama işidir. Bu nedenle tarihi olayları okurken olaylar arasındaki neden sonuç ilişkilerini dikkate alınız. Bir olayın meydana gelişindeki etkenleri anlarsanız, bu olayın diğer olayları nasıl etkileyeceğini de kavrayabilirsiniz.


Sınavda, müfredatlarda yer alan tüm tarih konularından soru gelebilmektedir. Bu nedenle tarih dersine çalışırken tümünü öğrenmeyi amaçlayınız.


Tarih geçmişten günümüze bir akıştır. Siz de bunu dikkate alarak insanlığın geçirdiği tüm evreleri bir bütün halinde algılayınız. Kronolojik sıralamaya dikkat ediniz.


Soruları yanıtlarken, soru kökünde verilen bilgiyi dikkate alınız. Eğer “yalnız bu bilgiye göre” diye soruluyorsa, verilen bilginin dışına çıkmamaya çalışınız. Sorunun yanıtı, verilen bilginin içinde saklıdır. Soru kökünde ne sorulduğunu doğru algılayınız. Ne sorulduğunu tam olarak anlayamaz veya yanlış anlarsanız yanlış yanıta gidebilirsiniz. Öncüllü sorularda verilen öncüllerin tümünü dikkatli okuyunuz ve verilen bilgiyle bağlantısını kurmaya çalışınız. Bazen verilen bilgiden tek bir sonuç çıkmaz. İki veya üç öncüle de ulaşılabilir. Bu nedenle verilen bilgiyle ulaşılabilir veya ulaşılamaz olan öncülleri bulmaya çalışınız.


Tarih terimlerini ve kavramlarını tam olarak öğreniniz. Çünkü birçok soru bu kavramları bilip bilmediğinizi ölçmektedir. Terimler ve kavramlar iyi anlaşılmışsa o konuyla ilgili yorum yapma gücünüz de artacaktır.


Bazı soruları yanıtlarken yalnızca yorum yapabilme gücü değil, bilgi de büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle konularla ilgili ayrıntılı bilgileri de hem siyasi hem kültürel açıdan öğrenmeyi amaçlayınız. Bilgi soruları müfredat dışından gelmemektedir. Ayrıntılı olarak öğreneceğiniz bilgiler kendi kitaplarınızda yer alan konuların dışına çıkmamalıdır.


Coğrafya


Coğrafya dersine çalışılırken ve sorular çözülürken, her kavramın, grafiğin ya da haritanın konunun ve sorunun anlaşılmasında önemli işlevleri olduğu göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle konu ve sorular iyi okunmalı, soruda neyin istendiği iyice anlaşıldıktan sonra yanıtlamaya gidilmelidir.


Coğrafya konularının ve sorularının bir bölümü, tablo ve grafik yorumu bilgisini gerektirmektedir. Bu nedenle grafiklerin nasıl kullanılacağının da bilinmesi gerekir.


Bir konuda öğrenilen bilgiler, diğer konularla da ilişkilendirilmelidir.


Felsefe Grubu


Felsefe grubunun temel özelliği, eleştirel düşünme alışkanlığı kazandırmaktır. Bu bağlamda felsefe dersinde her ne kadar felsefe tarihini bilmek gerekse de önemli olan görüşleri ve filozofları ezberlemek değil, düşünüş mantıklarını kavramak, onlarla birlikte düşünebilmektir. Bu nedenle felsefe soruları da genelinde verilenlerden geçerli çıkarım yapmayı sağlayıcı akıl yürütme soruları niteliğindedir.


Okuma alışkanlığı kazanmış olmak, felsefi bilgi edinmede ve yorumlamada önemli bir avantaj sağlayacaktır. Ayrıca süreyi daha iyi kullanmayı sağlayacaktır.


Felsefe dersi çalışılırken, öncelikle temel kavramları ve ilkeleri öğrenmek gerekir.


Seçenekli sorularda yalnızca soru cümlesi ve seçenekleri okuyarak çözüm yapmak, hata yaptırır.


Felsefe sorusu, uzun bir paragraf sorusu biçimindeyse, soru metninin okunması bitmeden yanıt düşünülmemelidir. İlk tümceyi okuduktan sonra yanıt düşünmeye başlanırsa, metinde verilenler yanlış anlaşılabilir.


Öğrencinin felsefe dersine ilişkin kazanımları, diğer derslerinde de doğru akıl yürütmesine, sağlıklı yorum yapmasına önemli ölçüde katkı sağlar.




© 2011 MEF Yayıncılık