VERİMLİ ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ
Verimli ders çalışma yöntemlerini öğrenmek için,
Birinci aşamada öncelikle bu yönde olumlu alışkanlıklar kazanmaya gönüllü ve kararlı olmanız gerekir.
İkinci aşamada ders çalışmayı aksatan ya da kolaylaştıran alışkanlıklarının bir listesini yapmalıdır.
Üçüncü aşamada çalışma ve denemeler, olumsuz alışkanlıklar atılıncaya, olumlu alışkanlıklar iyice yerleşinceye kadar sürdürülmelidir.
Gerekli olan bilinçsizse çok çalışmak değil, verimli ders çalışma yollarını iyi bilerek ve bunlardan gereğince yararlanarak etkili çalışmaktır.
VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI ŞUNLARDIR:
1. Amaçlarınızı Belirleme
Kişide öğrenme isteği olmadan öğrenmenin gerçekleşmesi olanaksızdır. Öğrenme arzusunun olması ve bu uğurda sabır ve dikkat isteyen yorucu bir çalışma temposuna girilebilmesi için öncelikle bir amaç belirlenmelidir. Her çalışma bir hedefe yönelik olmalıdır. Bu hedefler, bir problemin çözümünü öğrenmek, bir yazıdaki ana düşünceyi bulabilmek gibi yakın hedefler olabilir. Bunları iyi belirleyerek çalışmaya başlayan öğrenciler, bu yakın hedeflere ulaşa ulaşa sınıfını geçmek, okulunu bitirmek ve sınavı kazanmak, istediği mesleğe sahip olmak, kariyer yapmak biçiminde özetlenen uzaktaki amaçlarına da ulaşmaktadırlar.
2. Planlı Çalışma
Birden çok iş ya da ders üzerinde aynı günde çalışmanız gerektiğinde hangisinden işe başlayacağınızı bilemediğiniz ya da çalışmaya başlamak için karar veremediğiniz anlar oluyor mu? Bu soruya yanıtınız "evet" ise, sizin planlı çalışmayı bilmediğinizi kolayca söyleyebiliriz. Bu tür bir durumla, yani aynı zamanda birden çok dersi çalışmayla yüz yüze geldiğinizde, derslerden her birinin üzerinizde yarattığı ruhsal baskı, bunlardan herhangi birine kendinizi tümüyle vermenizi engelleyerek ve verimsiz biçimde işlerden birini bırakıp ötekine atılmanıza neden olacaktır.
Bu tür kararsızlık ve karışıklık ancak hangi dersi ne zaman yapacağınızı belirli bir sıraya koymakla yani "Karar Vermekle" ortadan kalkar. İşte çalışmada plan; "nasıl", "ne zaman" ve "nerede" çalışacağınıza karar vermek demektir.
Öğrenciler günlük ve haftalık bölümleri de olan aylık çalışma planlarında;
a. Hangi derslere, haftanın hangi günleri çalışacaklarını,
b. Geçmiş konuların tekrarına ne zaman yer vereceklerini,
c. Sınav tarihlerini,
d. Hazırlayacakları ödevlerin neler olduğunu ve zamanını,
e. Planlarına aldıkları, ancak çeşitli nedenlerden ötürü zamanında yapamadıkları çalışmalarını ne zaman tamamlayacaklarını,
f. Dinlenme, müzik dinleme, televizyon izleme, spor yapma, sinema ve tiyatroya gitme gibi ders dışı etkinliklere ne zaman yer vereceklerini göstermelidirler.
Günlük çalışma çizelgelerinde; okulda geçen saatler, ders çalışma, eğlenme, dinlenme, ev işlerine yardım ve uyku saatleri gösterilmiş olmalıdır.
Çalışmaya başlayacağı zaman kendini yorgun ve isteksiz hisseden öğrenci çalışma saatlerini yanlış seçmiş demektir. Beklemeden günlük çalışma çizelgesinde gerekli değişikliği yapmalıdır.
3. Zamanı Verimli Kullanma
Öğrenciler bedensel, zihinsel, duygusal yapıları, ilgileri ve yetenekleri bakımından birbirlerinden farklıdırlar. Bir öğrencinin isteyerek çalıştığı ve hemen öğrendiği bir dersi bir başka öğrenci zor öğrenebilir. Bir başka öğrenciyse çabuk yorulabilir ya da çalışmak istemeyebilir. Bu nedenle bir ders ya da konu içinde ayrılacak süre, öğrenciden öğrenciye değişir. Her öğrenci zamanı kendine göre ayarlamalıdır.
Üç dört saat boyunca aralıksız çalışmak verimi düşürür.
Bir saat çalıştıktan sonra araya 510 dakikalık dinlenme koymak yararlı olur. Bu dinlenme aralığında ders dışı şeylerle ilgilenmeli, kendinizi ödüllendirmelisiniz.
Bu sayede bir saatlik çalışma sonunda dağılan dikkat ve azalan verim tekrar kazanılır.
Çalışılacak konular ayrıldıktan sonra her bir konu için ya da test için belli bir süre belirlenmelidir.
Ders çalışmak için gerekli gücün toplanabilmesi bakımından eğlenmeye ve spora da zaman ayrılmalıdır. Ancak bu süre gereğinden fazla olmamalıdır.
4. Verimi Azaltıcı Etkenleri Ortadan Kaldırma
Çalışmaya başlamadan önce, yorgunluk, uykusuzluk, ağrı, sızı, elem duygusu, korku, öfke, aşırı kaygı, fazla heyecan, endişe, açlık, aşırı tokluk, aile dertleri, normalin altında ve üstündeki fiziki koşullar (çok sıcak, çok soğuk gibi) acelecilik, telaş, araç ve gereç noksanlığı gibi etkenlerin elden geldiğince giderilmesi gerekir.
Engellerden biri de televizyondur. Öğrenci, sürekli takip ettiği programları saptamalı, istediği şeyi bir ödül olarak yapmalıdır. Diyelim ki çok sevdiği bir dizi var, dersini çalışıp “Ben bunu hak ettim.” diyerek seyretmelidir.
Müzik dinleme ve telefonla konuşma, mola zamanlarında gerçekleştirilirse hem dinlenmeyi sağlar hem de çalışırken dikkat dağılmasını önlediği için verimi artırır.
Çalışma odasında dikkati dağıtabilecek poster, resim ve bibloların bulunmaması uygundur.
Öğrenci isterse, ders çalışmamak için pek çok bahane bulabilir. Ders çalışmak için belli koşulların oluşmasını bekliyor olabilir. Ancak bu koşullar öğrencinin beynindedir. Bunları değiştirmeli, iradesini kullanarak engelleri aşmalıdır.
5. Uygun Bir Çalışma Ortamı Seçme
Çalışma yerinin seçimi çok önemlidir. Çalışma yeri derli toplu, yalın, elden geldiğince sabit ve sakin olmalı, ayrıca ışık, ısı gibi fiziksel sorunları da çözümlenmiş olmalıdır. Ayrı bir yerin sağlanamaması çalışmadan kaçmanın bir nedeni olmamalı, elverişsiz koşullarda da ders çalışmaya alışmalıdır.
Yatakta, koltukta ve divanda uzanarak çalışmak, dikkatin toplanmasını güçleştirecek, öğrencinin çalışmak için daha çok zaman yitirmesine neden olacaktır.
Ders çalışmak için en uygun durum, masa başında, kollar masaya yaslanmış olarak ve çok yumuşak olmayan bir sandalyede dik olarak oturmaktır.
Yatarak ders çalışma gibi, kaykılarak masanın üzerine uzanarak ders dinlemek ya da çalışmak gevşemeye yol açarak öğrenmeyi engeller.
6. Grup Çalışması Yapma
Özellikle ders çalışmayı istediği halde bir türlü ders çalışmaya başlayamadığından yakınan öğrenciler, kolektif çalışmayı seçebilirler. Kendilerine yardımcı arkadaş bulabilirler.
Grup seçimi önemlidir. Eğer doğru seçim yapılırsa grup baskısı ve sosyal uyum çalışmaya başlamayı kolaylaştırır, dikkat kopmalarını azaltır.
Uygun bir ortamda yapılan grup çalışması verimlidir. Gürültü patırtı ve tartışmalı ortamlar zihni yorar.
Grup çalışması yapılan mekâna önceden çalışıp hazırlıklı gelmek daha faydalıdır. Beraber çalışmanın ayrı bir zevki vardır. En iyi ders çalışanlar, ders verenlerdir.
7. Dikkati Uyanık Tutma (Genel Uyarılmışlık Hali)
Dikkatin belli bir konu, uyaran üzerinde yoğunlaşmasına algıda seçicilik denir. İnsanın dikkatinin bir konu üzerinde yoğunlaşmasını sağlayan birtakım etkenler vardır. Bunların bir kısmı dıştan bir kısmı da içten gelir.
Dikkatin çalışılan konu üzerinde toplanabilmesi için şunlardan yararlanılabilir:
•Dikkati etkileyen iç etmenlerin en önemlisi gereksinimlerdir. Bu nedenle dikkatin derste anlatılan konu ya da çalışılan konu üzerinde toplanabilmesi için, o konuyu öğrenmenin bir gereksinimi karşılayacağı göz önünde tutulmalıdır.
•Sevilen ve ilgi duyulan bir konu, dikkatin uyanık tutulmasına yardım eder.
•Daima belirli yerlerde çalışmak, gürültünün bulunmadığı ortamlarda çalışmak,
•Sandalyede oturarak çalışmak,
•Masada gerekli araçlar dışında başka şeyler bulundurmamak,
•Çalışma yerini 1820 derece sıcaklıkta tutmak,
•İşleri sıraya koymak, işleri bitirmede kendinizle yarış kararı almak,
•Her seferinde bir ders ya da test üzerinde çalışmak dikkatin dağılmasını önleyici yöntemlerdir.
•Konsantre olmakta zorlanılıyorsa, kolay ve kısa bir konuyla çalışmaya başlamalıdır.
8. Derse Hazırlıklı Gitme
Başarılı olmanın yollarından biri de derslerin işlenmesine etkin olarak katılmaktır. Derslerde sürekli edilgin durumda kalan öğrencilerin işlenen konuları anlamaları zordur. Öğrenciler okula ya da dershaneye gitmeden önce, o gün işleyecekleri konuları gözden geçirmelidirler. Bu sayede hem derslerin işlenişine katılmak için gerekli güveni kazanırlar, hem de öğretmenin anlattıklarını daha kolay anlarlar.
Gerek işlenecek konulara hazırlanırken, gerekse işlenen konular gözden geçirilirken, anlamakta zorluk çekilen yerler belirlenmeli, bu konularla ilgili sorular hazırlanıp derste öğretmene sorulmalıdır. Öğretmenlerin derse hazırlıklı gelen, soru soran, derse kalkan öğrencileri daha çok sevdikleri de unutulmamalıdır.
9. Not Tutma
Ders sırasında not almanın üç önemli yararı vardır:
a. Derse aktif katılımı sağlamak
b. Genel uyarılmış hali sağlamak; yani dikkati öğrenilen konuda yoğunlaştırmak
c. Alınan notların daha sonra düzenlenmesi, temize çekilmesi unutmayı önler.
Not tutarken göz önünde tutulması gerekenler şunlardır:
• Öğretmenin ağzından çıkan her sözcük değil, anlattıklarının ana fikri, vurguladığı kısımlar anlaşıldığı gibi yazılmalıdır.
• Zamanın çoğu yazmakla değil, dinlemekle, anlatılanları kavramaya çalışmakla geçmelidir.
• Konu; grafik, şekil, istatistik vb. bilgilere dayalı olarak anlatılıyorsa, notlar arasına bunlar da alınmalıdır.
• Önemli fikir ve açıklamaların aynen not edilmesi yararlıdır.
• Yazıların düzgün ve okunaklı olmasına önem verilmelidir. Bazı kısaltmalar ya da özel işaretlerden yararlanılmalıdır. Önce karalama yapma, sonra temize çekilme yoluna gidilmelidir.
10. Araç Gereç ve Kaynaklardan Yararlanma
Öğrenci, herhangi bir konunun öğrenilmesinde, basılı araçlara ne kadar başvurursa, öğrenme ilgisi ve zihinsel yetileri de o kadar çok genişleyecektir.
Basılı öğrenme araçlarından yararlanmada çizelge grafik, harita ve resimlerin özel bir önemi vardır. Bunlar sayfalarca anlatılan bilgileri topluca ve bir arada vererek o konunun kavranmasına yardımcı olmaktadırlar.
11. Verimli Okuma
Okuma, öğrenmenin en temel yoludur. Öğrenmede hızlı okuma önemli ve gereklidir. Hızlı okumayla hem okunanlar daha iyi anlaşılır, hem de zamandan kazanılır.
İlköğretim öğrencilerinde olgunlaşma düzeylerine göre çeşitlilik gösteren okuma hızı; lise öğrencileri için yaklaşık 200250 sözcüktür. Bu hız, okunulan yazının niteliğine ve okumanın amacına göre ayarlanmalıdır. Vakit geçirmek amacıyla bir öykü veya roman okurken okuma hızı oldukça yüksek olabilir. Ama okuma; yorum yapmak, eleştirmek, özet çıkarmak için yapılıyorsa, okuma hızı yavaş olmalıdır.
Hızlı okumanın en önemli yolu sessiz okumadır. Sessiz okuma, hızı artırdığı gibi anlamayı da kolaylaştırır. Hızlı ve anlamlı okuma becerisi kazanabilmek için bol bol okuma çalışmaları yapılmalıdır. Önce gazete, öykü ve roman gibi şeylerle işe başlamalı, giderek boş zamanları okuyarak değerlendirme alışkanlığı kazanılmalıdır.
12. Aralıklı Tekrarlar Yaparak Unutmayı Önleme
Öğrenilenler zamanla unutulabilir. Unutmayı önlemenin iki yolu vardır. Bunlardan biri öğrenilen bilgileri yeri geldikçe kullanmak, diğeri de aralıklı olarak tekrar etmektir. Böylece kullanılmamaktan ileri gelen unutma önlenebilir.
Öğrenciler öğrendiklerini yeri geldikçe kullanırken hem bunların işe yaradığını görecekler, hem de yeni bilgiler edinmeye motive olacaklardır.
Aralıklı olarak yapacakları tekrarlar sayesinde bir taraftan eski öğrendiklerini hatırlarken, diğer yandan da sınavlara her an hazır durumda olacaklardır.
Tekrarlar kartopuna benzer. Tepeden aşağıya doğru yuvarlandıkça büyüdükçe hızı artar. Ancak aynı bilgileri çok sık tekrarlamanın motivasyonu düşürücü etki yapabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
13. Geriye Ket Vurma Nedeniyle Unutmayı Önleme
Ket vurma, birbirine benzer etkinliklerin art arda yapılması sonucu, bilgilerin birbirini bozmasıdır. Örneğin, ertesi günü tarih ve Türkçe dersinden yazılı sınavı olan bir öğrencinin, bu dersleri art arda çalıştığını varsayalım. Bu durumda öğrenci, tarih dersinde soruları yanıtlamada güçlük çekebilir. Çünkü alanları ve çalışma yöntemleri birbirine benzeyen bilgiler art arda öğrenildiğinde son öğrenilenler, ilk öğrenilenleri unutturabilir.
Geriye ket vurma nedeniyle unutmayı önlemek için, farklı alanlardan dersler art arda çalışmalıdır. Aynı alandan, konuları birbirine benzeyen dersler art arda getirilmemelidir.
Ayrıca unutma, uyku sırasında en aza iner. Çünkü uyku sırasında dışarıdan alınan uyarıcılar azalır. Ket vurucu etki olmaz. Bu nedenle uykuya geçmeden önce o gün öğrenilen konuların gözden geçirilmesi önerilir.
Öğrencilerin sınav sırasında tüm bildiklerimi unutur muyum kaygısı yersizdir. Çünkü uzun süreli bellekte kesin bilgi kaybı yoktur. Yalnızca sınav sırasında yaşanan aşırı kaygı nedeniyle öğrendiklerini hatırlamada güçlük çekebilirler.
14. Uyku Düzeni
Uyku düzeni, öğrenmede çok etkilidir. Kişinin belirli bir yatış saati olmalıdır. İnsanın sabah erken saatlerde ve akşama yakın saatlerde uyumasının olumsuz etkileri vardır. Sabah uyuyanlarda gün boyu uyuşukluk, akşama doğru uyuyanlarda baş ağrısı ya da dönmesi gibi etkiler olabilir. Çok geç bir saatte yatıldığında, geç kalkılsa, uyku süresi uzun da olsa kalktığımızda kendimizi dinlenmiş hissedemeyiz. Diyelim ki saat 23.00 de vücut dinlenme gereksinimi hissetti, ama bir 01.30’a kadar TV seyredildi veya ders çalışıldı, bu süreçte vücut iki buçuk saat ayakta kalabilmek için aşırı enerji sarf eder ve daha da yorgun düşer. Geç yatmak, sabah uyanmada zorluk çıkaracaktır. Okula/dershaneye gelince uykusuzluk olduğu için öğrenme performansı düşecektir. Bu bir kere olursa, vücut dengeyi sağlar ama alışkanlık halini almışsa değiştirilmeli, yeni uyku düzenine geçilmelidir. Önemli olan çok uyumak değil, gerektiği zaman gerektiği kadar uyumaktır. Erken uyanırsak kendimizi zinde hissederiz. Geç uyanma gevşekliğe, eylemsizliğe, isteksizliğe sebep olur, öğrenme verimini düşürür. Uyku getiren unsurlardan biri de gözün ve kulağın beyne gönderdiği gereksiz bilgilerdir.
15. Bütün ve Parça Öğrenme
Parçalar öğrenme, öğrenilecek konunun çeşitli özelliklerine göre değişik parçalara ayrılması biçimindeki öğrenmedir. Bütün öğrenmede ise, konu parçalara ayrılmadan bir bütün olarak öğrenilir. Genelinde zeki öğrencilerin bütün öğrenme yöntemini benimsedikleri gözlenmektedir. Bu nedenle psikologlar da bütün halinde öğrenmenin daha verimli olduğunu görüşündedirler. Ancak bu konuda kesin bir saptama yapmak doğru değildir. Parça halinde öğrenme yöntemiyle de başarılı olunabilir.
Önerilen yol şudur:
Önce konunun tümü okunmalıdır.
Konu çok uzunsa, parçalara ayırmak daha uygundur.
Ancak parça parça öğrenme durumunda, parçaları birleştirmek için de ayrıca çalışma gereksinimi doğabilir.
ÖZET OLARAK;
• Başarma isteği ve morali içinde olun. Kendinize güvenin.
• Öğrenmeyi ders anında gerçekleştirin. Dersi derste anlayın ve öğrenin.
• Derslere önceden hazırlanın.
• Planlı çalışın.
• Günü gününe çalışma alışkanlığı edinin. Konuları biriktirmeyin, çalışmalarınızı ertelemeyin.
• Derste katılımcı olun. Olumlu eleştirilerde bulunun.
• Anlamadığınız konularda öğretmeninizden veya iyi bilen arkadaşlarınızdan yardım isteyin.
• İşlenen konuyu o günün akşamı tekrar edin. Ayrıca aralıklı tekrarlar yaparak bilgilerinizi pekiştirin.
• Verilen ödevleri zamanında ve başkalarından yardım almadan yapın.
• Dersle ilgili notları doğru ve tam olarak kaydedin.
• Okul derslerinize yalnızca geçer not almak için değil, tam öğrenmeyi gerçekleştirmek için çalışın.
• Ders çalışırken başka şey düşünmeyin. Genel uyarılmış hali içinde olun.
• Hep aynı yerde çalışın. Burada mecbur olmadıkça başka bir şey yapmamaya özen gösterin.
• Etütleri iyi değerlendirin.
• Konuyla ilgili fazla örnek yapın.
• Eksikliklerinizin olduğunu konuları saptayın ve o konulara daha fazla zaman ayırarak çalışın.
• Dinlenme ve uykuyu düzenli bir şekilde yürütün.
• Dersi masa başında çalışın. Koltukta, uzanarak değil.